Bahar Sarıtaş ile İngiltere'de Au Pair
Yanında kaldığın aileyi tanıtmakla başlayalım istersen...
Yanında kaldığım aile beklediğimden çok çok iyi. Onlar benim İngiltere'deki ailem. Buraya gelmeden önce bu kadar iyi anlaşabileceğim bir aile olabileceğine inanmıyordum. Bana aileden biri gibi davranıyorlar. "burası senin evin, istediğini yapabilirsin, arkadaşlarında gelip kalabilir "diyorlar. Çok rahatım onlarla gülüp, eğlenip, onlarla üzülüyorum. Bana her konuda destek oluyorlar...
Sorumluluklarından bahseder misin?
Ev işlerinden çok, çocuklarla oynamak önemli burada. Ancak ev işlerine de yeterli zamanı ayırmak gerekiyor. Çamaşırları makineye atmak, kurutucuda kurutmak, bulaşıkları makinede yıkamak ve boşaltmak, ortalığın toparlanması, çocukların okuldan alınması sorumluluklarım arasında. Haftada bir kez odaları makineyle süpürüyorum. Sabahları çocukları okula Nina götürüyor. Kirsty (10)ve Robert'in (8) okulları 15.15 de bitiyor. Gregory'in (4) okulu ise 12.30 da bitiyor. Onu almaya ben gitmiyorum. Gregory okuldan gelince ona sandviç, fırında patates, hazır pizza gibi birkaç dakikada hazırlanabilen yiyecekler hazırlıyorum...Gregory genelde videoda çizgi filimler seyretmeyi seviyor. Çok şeker bir çocuk ama bir o kadar da zor. Saat 15.00'de Gregory ile birlikte Kirsty ve Robert'i okuldan almaya gidiyoruz. Akşamları bazen Türk yemekleri yapıyorum. Çok beğeniyorlar. Onlarla oturuyor, konuşuyor, TV seyrediyorum.Hiçbir zaman "şurayı temizle, bugün şunu yapmamışsın" diye bir şey demediler. Gerekli gördüğüm zaman karar verip ben yapıyorum. Hatta bazen çok çalıştığımı söyleyip bana dinlenmem gerektiğini hatırlatıyorlar.
Aile sana hangi maddi imkanları sağlıyor?
Bağımsız bir odam var. Haftada 50 Pound cep harçlığı allıyorum. Ayrıca kurs ücretimin yarısını ödüyorlar.
İngilizler hakkında ne düşünüyorsun?
Aile düzenleri, olaylara bakış açıları, elbette bizden farklı. Çocuk yetiştirmeleri ve eğitim sistemi beni çok etkiledi. Burada çocuklar çok özgür ve çok değerliler. Çok az kısıtlamalar getiriyorlar. Çocuklar 3.5-4 yaşında okula başlıyor (Bizdeki anaokulu yada kreş gibi tek farkı zorunlu olması). 5 yaşında asıl okulları başlıyor. Sabah 09.00'dan 15.00'e kadar Haftada 1 gün yüzmeye gidiyorlar (zorunlu). Ayrıca futbol, basketbol, dans ve benzeri çeşitli etkinliklere katılıyorlar.
İngilizler söylenenlerin aksine çok tatlı ve cana yakın insanlar ve çok yardımseverler. Ancak dağınık insanlar. Onlar için evin düzenli olması yada temiz olması pek önemli değil. En azından benim tanıdıklarım böyle.
İngiltere'de Au Pair olmayı düşünenlere neler önermek istersin?
İlk önce Türkiye'deki konumları ne olursa olsun, (öğrenci, öğretmen, hemşire) burada Au Pair olacaklar. Evlerinde hiç temizlik yapmamış olabilirler ama burada yapmak zorundalar. Hiç talimat almamış olabilirler ama burada alacaklar. Bütün bunları kabullenip gelmeliler. Kimse sizi buraya zorla göndermiyor. Çok farklı beklentilerle buraya gelip sorunlar yaşayan Au Pair'ler tanıyorum. Ancak haklı olduğunuzu düşündüğünüzde kendinizi mutlaka savunun, çünkü sizi kullanmak isteyen insanlarda olabilir.
Her zaman güler yüzlü ve kibar olamaya çalışın. Bu çok önemli. İnanın siz iyi olursanız karşınızdaki insanlarda iyi olacaktır.
En azından ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz kadar bir İngilizce'yle gelin. Türkiye'de kursa gitmek çok fazla etkili değil. Ben Türkiye'de iki yıl kursa devam ederek intermediate seviyesine eriştim. Buraya geldiğimde pre intermediate basamağından başlayabildim. Biraz temeliniz varsa Headway pre intermediate ve Work book, Essential Grammer in Use alıp çalışın. Burada bu kitaplardan ders işliyorlar.
Gelirken Türkiye'den özel birkaç hediye getirmeleri iyi bir "ilk etki" için olumlu olur.
Sürücü ehliyetleri, daha da önemlisi pratikleri varsa iyi olur.
Çocuk psikolojisini çok iyi bilmeliler. Çocukları sevmek gerekiyor, oyun oynamalılar, birlikte yemek yiyebilirler, TV seyredebilirler. Zaman zaman çocuk gibi olabilirsiniz. Bu bazen sıkıcı olabilir ancak yapmak zorundasınız (severek yaparlarsa elbette çok daha iyi!).
Çok fazla özel eşya getirmeyin. İsterseniz burada ikinci el satışlardan çok güzel şeyler alabilirsiniz. Ama bütün paranızı eğitim için harcamanın daha iyi olacağını düşünüyorsanız getirmeniz doğru olur. Özellikle pantolon. Ben minyon tipli olduğumdan boyuma göre bulmak imkansız. Kısalttırmak Türkiye'deki gibi kolay değil. Burada terziler az ve çok pahalı.
Yemek yapmasını biliyorsanız çok iyi olur. Çünkü Türk yemeklerini çok beğeniyorlar.
En az 250-300 Pound'la gelirseniz iyi olur. Okul, kitap, ulaşım epey yüklü.
Devlet okulları Eylül ayı içersinde başladığı için bu tarihi dikkate alarak başvuru yapmalarında ve gelinmesinde fayda var.
Hepsinden önemlisi Türkiye'de başvuracağınız firmayı çok dikkatli seçin.
Au Pair olmak sana neler kazandırıyor?
Her zaman yurt dışında yaşamak, yeni insanlarla tanışmak ve elbette İngilizce'mi geliştirmek istemişimdir. Au Pairlik bunları gerçekleştirmemi sağlıyor. Tek başına yurt dışında yaşama deneyimi ise bambaşka. Türkiye'de farkında olmadığım şeylerin özelliklerin değerini şimdi daha iyi anlıyorum.
Herşeyi bırakıp buraya geldiğim için pişman değilim. Hayatımda ancak bir kez yapabileceğim bir şeydi.
Burada çok iyi arkadaşlarım oldu. 2 İtalyan, 1 İspanyol, 1 Türk'ten oluşan çok iyi bir grubumuz var. Her zaman birlikteyiz. Bir aile gibi. Başka arkadaşlarımda var elbette ancak o kadar samimi değiliz. Eğer vizeyle ilgili bir sorun olmazsa Mart sonunda hep birlikte 10 günlüğüne İtalya'ya gitmeyi planlıyoruz. Zaman ve para sorun olmadığı sürece İngiltere'de de gezilmesi gerekli her yere gitmek istiyoruz. .

Diğer İzlenimler |